Hasan Hınıslı

Tükenmez Kalem

hasanhinisli@gmail.com

Marketlerin raflarını dolduran her şeyin üzerinde yazar “ÜT” ve “SKT” yazar. ÜT, üretim, SKT ise son kullanım tarihlerinin kısaltılmasıdır. Hayatımıza giren hemen hemen her şeyin ÜT ve SKT leri istisnalar hariç sanırım vardır. Bu süre bazılarında çok uzun olurken, bazılarında umulmayacak kadar kısa olabiliyor. Bu kullanım sürelerini uzatmak için bazen buzdolabına hatta derin donduruculara koyup

Benmerkezcilik umumiyetle küçük yaştaki çocuklarda görülen bir durum olup ‘büyüyünce geçer’ desek te, bazılarımızda kalması muhtemel olup, hatta kimilerinde ölürken yanlarında götürdükleri bile muhtemeldir. Yetişkinlerde ise ‘psikolojik’ bir rahatsızlığın belirtileri olduğunu söyler işin uzmanları. Bu hastalığın en belirgin hali; kendini çok önemli, matah bir şey sanmak, ayın dünyanın etrafında değil de kendi etrafında döndüğünü, yıldızların

CHP, DSP gibi batıyor… Gören duyan var mı? Son zamanlarda sürekli söylediğimiz “DSP’yi batıran DSP’liler CHP’yi batırıyor” diye bir tespit var. CHP son yılların an karışık, en kavgacı, en uzlaşmaz, en çok küskünün olduğu, en çok ‘oy vermeyeceğim’ sesinin yükseldiği dönemi yaşıyor. “CHP ne yazık ki CHP’liler tarafından değil, DSP’yi batıranlar tarafından yönetiliyor” dememizde kesinlikle

CHP’de bir kesim diyor ki; İçe yönelik harcanan zamanı ve enerjiyi dışa harcasaydık daha fazla yol alırdık! Peki, bunu CHP’li olup ta söylemeyen var mı? Sanırım yok. İçe dönük mücadeleye karşı kim çıkarsa da o zaman ona sorarlar. Parti içi mücadele olmadan sosyal demokratlıktan veya parti içi demokrasiden bahsedebilir miyiz? Parti içi mücadeleye ‘burada rekabet

Kılıçdaroğlu, Adalet Yürüyüşü ile başlayan Maltepe’deki Adalet Mitingiyle taçlanan haklı şöhretini koruyamadı. Kılıçdaroğlu’nun kendi öz başarı hanesine yazılması gerekenler, ne yazık ki kim tarafından önerildi, kim tarafından organize edildiğini bilmediğim o beceriksiz her şeyi ile dökülen ‘Adalet Kurultayı’ ile gölgelenmeye başladı. Hemen peşinden yapılan 36. Olağan Kurultay da, özellikle ‘üyelikle ilgili öneri’nin reddedilmesi ile güven

Gazeteci, üyesi olduğu partinin başkanlarından herhangi birine özel durumlar haricinde ‘Başkanım’ demez ‘Sayın Başkan’ der. Soru sorarken kesinlikle Başkanım cümlesini kullanamaz. O kuruma aidiyet belirten cümlelerden kaçınır… Bazıları ise haber yapmak, haber yetiştirmek ile taraf tutmayı sürekli birbirine karıştırır. Yorumları balta gibi ortadan keseceğine, nalıncı keseri gibi hep kendine yontar… Kısacası gazetecilik mesleğini siyasette yükselmek,

CHP yöneticileri Baykal’la başlayan ve yıllarca süren, örgüt içinde CHP’yi ideoloji partisi yapan değerleri değil, kendi makamlarını güçlendirecek, kendilerini savunacak, kendilerini koruyacak tedbirler almayı tercih etmişler katılımcı demokrasiden sosyal demokrasinin evrensel ilkelerinden uzaklaşmışlardır. “örgüt çalışmalarında tüzük hükümlerinin uygulanmaması veya eksikliğini duydukça tüzük yenilemeleri yapmaları gibi tüzükte demokrasiyle çelişen birçok hükmün bulunmasına rağmen halen iyileştirilmemesi bunun

Seçimden birkaç gün evvel “Sayın Kılıçdaroğlu, artık gitme zamanı!” başlıklı bir yazı ile CHP Genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ‘bu işi, yapamayan adam’ ilan edip artık istifa etmesinin gerektiğini yazmıştık. Bir ay evvel ise katıldığım bir televizyon programında benzer şeyler söyleyerek, CHP’de 7. Kat ile 11. Kat arasında görev yapanların birçoğunun kifayetsizliğine değinmiştim. Bir yıl evvel

Asıl seçim genel merkezciler ile İnce’ciler arasında geçmiştir. Genel merkezciler ile Muharrem İnce’ciler arasındaki seçim de İnce’ciler 8 puan fark atarak seçimin galibi olmuştur. İnce’nin genel merkez tarafından maddi ve manevi olarak yalnız bırakılması bunun kanıtıdır. Bir genel başkan düşünün genel seçim sonrası açıklama yapamıyor… Seçim sonucu itibariyle partiden 8 puan fazla oy alan genel

Hırs, hırslı, hırssız, hırsız. Ne kadarda çok birbirine benzer kelimeler değil mi? Hırs, Arapça bir kelime olup “çiftleşme döneminde çiftleştirilmeyen gözü dönmüş develerin ağzından akan salya” anlamına geliyormuş. Arapça diğer bir anlamı ise: Devenin diken yemesine hırs denirmiş. Deve diken yerken dikenin batması nedeniyle canı acır, ancak yine de yemeyi sürdürerek, ağzı burnu kanamasına rağmen

Yeni Soluk
YUKARI