Hasan Hınıslı

Tükenmez Kalem

hasanhinisli@gmail.com

Gazeteci, üyesi olduğu partinin başkanlarından herhangi birine özel durumlar haricinde ‘Başkanım’ demez ‘Sayın Başkan’ der. Soru sorarken kesinlikle Başkanım cümlesini kullanamaz. O kuruma aidiyet belirten cümlelerden kaçınır… Bazıları ise haber yapmak, haber yetiştirmek ile taraf tutmayı sürekli birbirine karıştırır. Yorumları balta gibi ortadan keseceğine, nalıncı keseri gibi hep kendine yontar… Kısacası gazetecilik mesleğini siyasette yükselmek,

CHP yöneticileri Baykal’la başlayan ve yıllarca süren, örgüt içinde CHP’yi ideoloji partisi yapan değerleri değil, kendi makamlarını güçlendirecek, kendilerini savunacak, kendilerini koruyacak tedbirler almayı tercih etmişler katılımcı demokrasiden sosyal demokrasinin evrensel ilkelerinden uzaklaşmışlardır. “örgüt çalışmalarında tüzük hükümlerinin uygulanmaması veya eksikliğini duydukça tüzük yenilemeleri yapmaları gibi tüzükte demokrasiyle çelişen birçok hükmün bulunmasına rağmen halen iyileştirilmemesi bunun

Seçimden birkaç gün evvel “Sayın Kılıçdaroğlu, artık gitme zamanı!” başlıklı bir yazı ile CHP Genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ‘bu işi, yapamayan adam’ ilan edip artık istifa etmesinin gerektiğini yazmıştık. Bir ay evvel ise katıldığım bir televizyon programında benzer şeyler söyleyerek, CHP’de 7. Kat ile 11. Kat arasında görev yapanların birçoğunun kifayetsizliğine değinmiştim. Bir yıl evvel

Asıl seçim genel merkezciler ile İnce’ciler arasında geçmiştir. Genel merkezciler ile Muharrem İnce’ciler arasındaki seçim de İnce’ciler 8 puan fark atarak seçimin galibi olmuştur. İnce’nin genel merkez tarafından maddi ve manevi olarak yalnız bırakılması bunun kanıtıdır. Bir genel başkan düşünün genel seçim sonrası açıklama yapamıyor… Seçim sonucu itibariyle partiden 8 puan fazla oy alan genel

Hırs, hırslı, hırssız, hırsız. Ne kadarda çok birbirine benzer kelimeler değil mi? Hırs, Arapça bir kelime olup “çiftleşme döneminde çiftleştirilmeyen gözü dönmüş develerin ağzından akan salya” anlamına geliyormuş. Arapça diğer bir anlamı ise: Devenin diken yemesine hırs denirmiş. Deve diken yerken dikenin batması nedeniyle canı acır, ancak yine de yemeyi sürdürerek, ağzı burnu kanamasına rağmen

Onlar için güzel şeyler yazıp yıkayıp yağladığınız sürece, onların propagandasını reklâmını varsa yüzlerinin güzel tarafını yazdığınız sürece sizi başlarını üzerinde taşırlar. Her davetin başköşe konuğu olursunuz. Siz olmadan en ufak bir faaliyet yapmaz özellikle telefon üstüne telefon edilir “nerde kaldın bak başlayacağız ama seni bekliyoruz” denilir. Ertesi güne güzel şeyler yazmanız için masa altından içkiler

CHP’nin YSK’ya verdiği milletvekili aday listesini ilk gördüğümüzde çoğumuz gibi bende şaşkınlığımı saklayamamış, talep açanlara baktığımda, hayretimi gizleyememiştim. Son yılların en düşük profilli listesiyle karşı karşıyaydık. Bu düşük profilin sebebi ne yazık ki Genel başkan ve kurmaylarıydı. Kılıçdaroğlu, hazırlıksız genel başkan koltuğuna oturunca demokratik olsun diye ya da demokrasi süslemesiyle yaptığı atraksiyonlarda sınıfta kalacak kadar

1972 de idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edildikleri geceye tanıklık eden emekli polis memuru Hasan Doğan, o gece yaşadıklarını tarihe tanıklık olsun diye anlattı, bize de size ulaştırmak kaldı. Sevgili Hasan Doğan, hiçbir şeye dokunmadan hatırladıklarını paylaşmaya ne dersin dememle Hasan Doğan’ın ağzından kelimeler boşalmaya başlamıştı bile. Evet, ben 6

Koşun koşun, bakın görün neler oluyor neler. Öyle bereketli, öyle bereketli ki siyaset meydanına nur yağıyor. Herkes herkesle barışık, kimse kimseye küs değil. Kırk yıllık kan davalılar birbirlerini el bebek gül bebek ağırlıyorlar. Herkes herkesi çok seviyor, hatta tanımayan bilmeyen bunlar birbiriyle kız alıp vermiş sanacaklar. Allah aşkına ne oldu? Kimin kafasına taş düştü diyeceğim

CHP yöneticileri Baykal’la başlayan ve yıllarca süren, örgüt içinde CHP’yi ideoloji partisi yapan değerleri değil, kendi makamlarını güçlendirecek, kendilerini savunacak, kendilerini koruyacak tedbirler almayı tercih etmişler katılımcı demokrasiden, soldan ve sosyal demokrasinin evrensel ilkelerinden uzaklaşmışlardır. “örgüt çalışmalarında tüzük hükümlerinin uygulanmaması veya eksikliğini duydukça tüzük yenilemeleri yapmaları gibi tüzükte demokrasiyle çelişen birçok hükmün bulunmasına rağmen halen

Yeni Soluk
YUKARI