Hasan Hınıslı

Tükenmez Kalem

hasanhinisli@gmail.com

Onun koltuğa ilk oturuşu ve sizi de yeni tanıdıysa! Siz onun için bulunmaz bir nimetsiniz. Ne derseniz emir telakki eder, bir dediğinizi iki etmez. Ta ki, sizin gibi veya sizden daha fazla kullanabileceği birini tanıyana kadar. İşte onları tanımaya başladı mı, siz artık değer kaybına uğramaya başlarsınız. O koltuğun ısıttığı bir yerlerinde kurtlar kaynamaya başlamış

  “Güven” gözle görülmeyen sadece hissedilen çok ince bir çizgidir. Onu kalınlaştırarak kırılmasını engeleyen tek şey, “iki taraflı” olmasıdır. “Güven” kazanılması çok zor bir duygudur. Bir kişiye güvenmek ya da güvendirmek birçok iyi olup olmayacağı ve kötü olup olmayacağını göz önünde tutmakla baslar. Hayatınız boyunca tam anlamıyla birkaç kişi üzerinde güven yaratabilirsiniz. O kişilerle de

  Küresel mantelidenin yürü ya kulum dediği alaşımlı kapitalist sağ köklü sol söylemli liberal partiler dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de solun tüm jargonlarını elinden aldılar. Sol’a sadece içi boşaltılmış bir isim bırakıp, halka sol gösterip sağ vuruyorlar. Kısacası sağı sola boyamışlar. Sol üretimi destekler emekten güç alır, Sağ ise tüketim olmadan asla yaşayamaz,

Bir ülkede sol, olmaz’sa olmaz koşuldur. Şayet sol olmaz ise sendikalar asla verimli olmaz, olanında rengi sararır, doğal olarak o sendikaya da sarı sendika derler. Sendikaların olmadığı ülkede emeğin hak arayışı olmaz, hak arayışı olmazsa patronun cebine daha fazla gani gani para akar, durmadan patron kazanır. Tabi bunun sonucu İşçi emekçi sınıfının “değil alnından” başka

Başarıya övgü değeri olan bir durumda sessiz kalmak ne kadar kötüyse, eleştrilecek bir olaya methiye düzmekte o kadar kötüdür. Veya bir durumda sessiz kalmak ne kadar kötüyse, methiye düzmekte o kadar kötüdür. Bir insana sürekli; gelişigüzel her durumda harikasın, süpersin, müthişsin, on numarasın demek ona yapılacak en büyük kötülüklerden biridir. Bir kurum için ise dahada

“CHP’nin aday belirleme yöntemi demokratik, şeffaf değil” diyen mahşerin altı atlısı; bu partinin karar vericileri “sizi aday yaparken” neden itiraz etmediniz? Elbette her işin olduğu gibi siyasetinde kendine özgü ahlaki kuralları olacaktır. Aday belirlendiği ilk günden itibaren ortaya çıkarak “biz oy vermeyeceğiz” diyeceksiniz, kazanmak adına artı tek hamleniz yokken, kaybedilmesi için belkide rakibe oy verdiğiniz

  Kitle Partileri, kurucuları da dâhil olmak üzere hiç kimsenin malı değildirler. Partiler, başta kendisine oy vermeyenler olmak üzere, sırasıyla; oy veren seçmeni, üyesi ve yöneticilerinindir. En çokta ona oy vermeyen kitlenindir. Kendisine oy vermeyen kitleyi “bana neden oy vermedi” diye daha çok düşünmek, daha fazla önemsemek zorundadır. Ancak partilerin yasal sahiplenicileri vardır. Bunlarda o

Sol, “ahlaklıdır, nezaketlidir, terbiyelidir”. Sol, dayanışmadır, “ben” demekten uzaklaşıp “biz” demektir. Sol, “emeğe” saygıdır, “paylaşmaktır”. Sol, “yaşadığı dünyaya ve diğer canlılara” saygılıdır. Sol, “mazlumun” yanında yer alıp “ezene” karşı durmaktır. Sol, “kolektivizmdir”. Sol, “Mankurt’laşmaz” aksine “Diğergâm’laşır”(Diğerkâm)! Sol, “Milliyetçi” değil “Halkçıdır” ve “halkların kardeşliğini” savunur! Sol, “Yurtsever” olduğu kadarda “Evrenseldir”. Sol, “Emperyalizme, Faşizme ve her türden

Öyle bir yerdeyiz ki “At izi, it izi” birbirine karışmış. Faşist ırkçılar, Sosyal Demokrat Solcu olmuş, buda yetemez gibi sosyal paylaşım ağlarında Ahmet Kaya’yı bile bölücü ilan etmişler. Solcular, Sosyal Demokrat partilerden ve bu içerikli medya kuruluşlarından izole edilip faşizan söylemliler kalem ve makam sahibi olmuş. Ulusal Sol diye bir kavram çıkmış solu bir yere

CHP yöneticileri Baykal’la başlayan ve yıllarca süren, örgüt içinde CHP’yi ideoloji partisi yapan değerleri değil, kendi makamlarını güçlendirecek, kendilerini savunacak, kendilerini koruyacak tedbirler almayı tercih etmişler katılımcı demokrasiden sosyal demokrasinin evrensel ilkelerinden uzaklaşmışlardır. “örgüt çalışmalarında tüzük hükümlerinin uygulanmaması veya eksikliğini duydukça tüzük yenilemeleri yapmaları gibi tüzükte demokrasiyle çelişen birçok hükmün bulunmasına rağmen halen iyileştirilmemesi bunun

Yeni Soluk
YUKARI