• Yeni Soluk
  • Yeni Soluk
  • Yeni Soluk
  • Yeni Soluk

Hasan Hınıslı

Tükenmez Kalem

hasanhinisli@gmail.com

Savaş, ölümdür, kandır, zulümdür, kopan kollar bacaklardır. Savaş, yoksulluktur, kıtlıktır, hastalıktır, açlıktır. Savaş, stokçuluktur, karaborsadır, az mal ile çok para kazanmaktır. Savaş orta gelirlileri dahi mülksüzleştirirken emperyalistler ve işbirlikçisi kompradorları dahada zenginleştirir. Savaş, zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yaparken ölen hep fakir çocukları olur! Çocuklarınızın yanınızda olması için savaşa hayır deyin… Dünyanın her yerinde

Herkesle tartışabilir ve bu tartışmadan bir sonuç alabilirsiniz, yalnız tartışmayacağınız hatta tartışamayacağınız bir kesim vardır ki onlara faşist denilir. Faşistlerle ise asla tartışılmaz. Çünkü onlar baştan itibaren haklıdır. Katiyen haksızlığı kabul etmez, gerekirse en şiddetli tepkiyi vermekten kaçınmazlar. Onlar için başkasının hakkı yoktur. Onlar kendilerinden başkasına asla saygı göstermez. Düşüncelerin, fikirlerin özgürce tartışılmasını kabullenemedikleri gibi,

CHP’nin başarıyı yakalayamama nedenlerinden en büyüğü kendilerine örgüt adını veren delegeyi elinde tutan siyaseti meslek olarak yapanlardır. İşte bu meslek erbapları ne yazık ki siyaseti “çoban matına” tabi tutmuşlar. ‘Az olsun benim olsun’ mantığı ile hâkimiyetlerini halen birçok yerde sürdürüyorlar. CHP örgütünü yöneten yöneticiler, genelde yöneticilikten çok ‘idareciliği’ tercih etmişlerdir. Çünkü idare ederek bulunduğu anı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı’nın nikâhında yaptığı konuşmasında “İl başkanımız gelin hanımla beraber salona gelirken, baktım çok terlemiş. ‘Oysa seçim çalışmalarında bu kadar terlememişti. Bir sorun var demek ki’. Diyor. Kimilerine göre bu ‘demek ki’nin altında yatan; “ben elimden geleni yaptım. Bak bu mutlu gününde nikâh şahidin dahi oldum.

 Medya CHP haberi neden yapmıyor veya çok az yapıyor? Medyanın genel siyasette CHP haberi yapmamasının en büyük nedeni İktidar kendi medyasını yaratırken, CHP gibi sol’dan bahseden bir partinin ise basın içinde örgütlememesinden kaynaklı olup bu gidişle de örgütlenmesi sadece hayalden ibaret kalacaktır. Medya; gazeteci olmayan üç-beş kişinin belediyelerden nemalanmak için kurduğu köksüz, meslek ilkelerinden bihaber,

Adam yukarıdan aşağıya bağırıyor; “Kimmm oooooo” aşağıdan yukarı ses seda yok! Diğer kattaki teyze camdan bakmayı düşmek sandığı için bakmadan bağırıyor “Kim oooo” aşağıdan yine ses yok. Evet, biri zile basıp kaçmış, yine şu arka sokakların çocuklarıdır diye camları kapatıp içeri girerler sonra bir daha tekrarlanır. Bir daha, bir daha, bir daha. Zili çalınan evlerin

IŞİD’e karşı operasyonda yer almamak için rehineleri öne süren AKP iktidarına CİA’dan büyük kazık. Rehinelerin kurtuluşu başarı değil aksine ABD’nin al işte rehinelerin diyerek AKP iktidarının kucağına attığı bir ateş topudur. IŞİD’e karşı yapılacak uluslar arası(NATO) operasyon için AKP’nin elinde öne sürecek hiç bir kartı kalmadı! Peki, bu sürece nasıl gelindi? AKP’mi ABD’yi zorladı, yoksa

Pozitif ayrımcılık adına verilen mücadeleden %33 çıkmıştır. Buda makul denilebilinecek bir temsildir. %33 ile kadınlar ana kademede tam temsil yetkisine yasalar önünde tüzük olarak hak kazanmıştır. Bu temsil alındığına göre artık “KOL” yani Ana Kademenin yanında “DAL” olarak Kadın Kollarına gerek kalmamıştır… CHP’de Cinsiyet kotası %33 gibi oldukça iyi bir eşiğe getirildiğine ve MYK’da tüzüğe

Cengiz Aytmatov’un “Gün uzar yüzyıl olur” adlı romanında bahsedilen “mankurtlaşma” hali “sahte, yapay” değerlere tapan ve onların liderlerinin peşinde koşturanlar için günümüze bakalım ne kadar uygunmuş… Bugüne kadar Mankurtizm için birçok gazeteci çeşitli yazılar yazdı, sanırım bundan sonrada Mankurtlaşmak üzerine çok yazılar yazılacaktır. Bizde elimizden geldiğince güne uyarlamaya çalıştık. Bakalım Mankurtizm, mankurtlaşmak neymiş! Sarı-Özek’i işgal

  Öyle tayyareden değil, yaşadıklarınla, yazdıklarınla, yaptıklarınla iz bırakacaksın. Çocuklukta bağıra bağıra “yalancı yalancı sana kimse inanmaz, yalancı yalancı sözüne kimse kanmaz” şeklinde grup halinde yalan söylemiş arkadaşa hitaben söylenen çocuk şarkılarındandır. Söylenen kişinin psikolojisinin ne şekilde etkilenebileceğini o çocuk halimizle bilemezdik o yıllarda, çünkü çocuktuk, zaman zaman bizde aynı durumla karşılaşırdık. Peki, büyüyünce ne

Yeni Soluk
YUKARI