Esra Tanrıverdi

Hayatın Pusulası

esratanriverdi@yenisoluk.com

Günümüzde insanlar yalnızca bayram yapıyorlar. Oysa eskiden bayram yapılmasından çok yaptırılması önemsenirdi. Bunun için fakir fukara gözetilir, mesela bakkallardaki borç defterleri, mahallenin zenginleri tarafından gizlice kapatılır, küsler barıştırılır, âşıklar buluşturulur, aile buluşur ve birlik beraberlik ruhu hissedilirdi. Bugün bunların pek çoğunu artık önemsemeyen bir toplum var. Bayram temalı kamuoyu araştırmasına göre Türk halkının yüzde 81’i

Sevgili okuyucularım, bu hafta ki konumu günümüzün en son moda terapi sistemi olan evlilik terapisine ayırmak ve bu konuda ki engin deneyimlerimi bilgilerimi sizinle paylaşmak istedim. Nedir Evlilik Terapisi gelin önce bunu açıklığa kavuşturalım. Evlilik terapisinin bir diğer adi çift terapisi ve ilişki terapisi gibi benzer kavramlar olup; bireylerin birbirleri ile kurdukları yakın ilişkileri desteklemeyi hedefleyen

İnsanoğlu beden ve ruhtan ibaret. Bedenen bir evrim geçirdik, bence hala da geçiriyoruz. Peki ya ruhsal evrim duygusal devinimlere ne demeli? Eğer ki evrim teorisine inanıyorsak o halde ruhsal evrim de geçirmiş ve geçiriyor olmalıyız. Örneğin aşk ve sevme gibi sözcüklerin duygusal ve eski moda saçmalıklar sayıldığı bir yüzyılda yaşamaktayız artık. Seviyorsanız saf sayılıyorsunuz. Mutluysanız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Çalışıyorum” diye annelikten imtina eden bir kadının, kadınlığını inkar ettiğini söylüyor. Ona göre anne olmayan kadınlar eksik ve yarım kadın oluyormuş. Bu da yetmiyor: ” Anneliği reddeden, evini çekip çevirmekten vazgeçen bir kadın, iş dünyasında istediği kadar başarılı olsun özgünlüğünü kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Eksiktir, yarımdır. Anneliği reddetmek insanın yarısından vazgeçmektir.

Bir  seri katilin ağzından: “Beni anlayamazsınız. Bu sizden beklenmiyor. Bu kapasiteye sahip değilsiniz. Ben sizin deneyimlerinizin ötesindeyim. Ben iyi ve kötünün ötesindeyim.” – Richard Ramirez Siz ne derseniz deyin ben Atalay’a üzülüyorum! OKS’de ilk 500 öğrenci arasına giren, Fransızca eğitim veren iyi  bir liseden derece ile mezun olan ve ülkenin önde gelen teknik üniversitelerinden birinden

Dün görsel basında ve sosyal medyada  tenis sporumuzdan iyi haberler aldık. TEB BNP Paribas İstanbul Cup Uluslararası Kadınlar Tenis Turnuvası’nda milli sporcu Çağla Büyükakçay şampiyon oldu. Haberi okuduğumda çok duygulandım. Gözlerim doldu. İşte modern Türk sporcusunun gururu, işte çağdaş bir Türk kadınının medarı iftiharı. Türkiye’de tenis sporunun tarihine bakıldığında Türkiye tenis ile  ilk kez  1900

Son 6 ayda ne çok patladık! Ne çok kan döktük! Ankara Kızılay’da meydana gelen kanlı terör saldırısını duyduğumda sosyal medyada duygularımı şöyle paylaşmıştım: “ Ankara’da en ufak bir olay olsa telefon elimde 18 yaşında ki yalnız yaşayan üniversite birinci sınıf öğrencisi yeğenim geliyor aklıma ve hemen telefona sarılıyorum. Kız daha birinci yılını tamamlamadan 6 ay

Dünya tarihi çağlar boyunca cinsiyet ayrımcılıklarıyla ile dolu. Yüzyıllar öncesine baktığımızda, döneminin en ilerici insanları olarak tanınan filozofların bile cinsiyet konusuna gelindiğinde düşüncelerinden koptuğunu, kadını “öteki ” olarak tanımadığını görüyoruz. Aristoteles’e göre ruh beden üzerinde akıl duygu üzerinde, erkek ise kadın üzerinde egemendir. Fakat o zamanlardan günümüze geçen yüzyıllarda hiç mi değişim hiç mi ilerleme

5-6 Şubat tarihleri arasında Assos’ta düzenlenen felsefe konferansına katıldım. Şüphesiz beni bu kış vaktinde Assos’a çeken tek cazibe bu sefer deniz ve Athena tapınağı değil panelde temel insani düşünce ihtiyacının basamaklarından olan “Özgürlük ve Adalet” konularının konuşulacak olmasıydı. Panelin açılış konuşmasında ODTÜ Felsefe bölümü öğretim üyesi Prof.Dr.Örsan Öymen ” Ayvacık-Midilli hattındaki sularda yaşamını yitiren Suriyeli

İnsan bazı sözcüklerin tam anlamını bazen yaşayarak bazen hissederek bazen ise görerek öğreniyor. Mesela özlem mesela ayrılık mesela uzaklık…Hepimizn hayatında bir özlem bir ayrılık bir uzaklık yaşanmıştır. Özlemi ele alalım önce. Özlem, bir şeyden uzak olmak ve ona kavuşma isteği. O anda orada, yanında olma isteği. Ayrılık? Kavuşmanın diyalektiği olabilir mi? Aslına bakacak olursak bu

Yeni Soluk
YUKARI