Esra Tanrıverdi

Hayatın Pusulası

esratanriverdi@yenisoluk.com

Onu mu yazsam bunu mu yazsam derken beliriverdi birden aklımda: “ Hastalık psikolojisini yazayım” dedim. Hatta biraz daha ileri gidip “ Hastalık felsefesini”  yazayım… Hayat çok değerli malumunuz. Şu dünyadan hasta olmadan (ağır hastalıklar ) göçüp gidenler, bedenlerinde en ufak bir bıçak izi olmayanlar  şanslı insanlardır.  Tek parça, anadan doğma ruhumuzu teslim etmek…Gerçekten dünyanın en

Bu hafta ki yazımın esin kaynağı sosyal medyada bir arkadaşımın annesine olan özlemini dile getirişi idi: “ Canım annem, aramızdan ayrılalı bugün 6 yıl oldu. Sen gideli sol yanımdaki sızı hiç geçmedi. Bu sürede açmazlarım oldu, mutluluklarım oldu SEN yoktun!! Bayramlar seninle gitti ,ama özlemin ve sevgin daha da arttı….” Ne kadar içli anlatmış duygularını

Bilimsel araştırmalarda mevsimlerin insan ruhuna bir takım değişiklikler yapmış olduğu belirlenmiştir. Baharın gelişi ile pek çok kişi bedensel ve ruhsal değişim içine girmeye başlar. Öyle ki, havaların ısınması, günlerin uzaması ve yaz mevsimine yaklaşıldığı için hem bedensel hem de ruhsal değişimler birbirini takip eder. Baharın gelmesiyle birlikte oluşan doğal değişimlere kişinin kendi özel hayatındaki sıkıntılarının

Her gün bir yeniye her gün bir bilinmezliğe maalesef alışamıyorum. Bütün bildiklerimi unutsam da yine alışamıyorum. Sorun bende mi  acaba doktor? Dün uzun bir aradan sonra ilk defa özlemini çektiğim bir tren yolculuğu yaptım.  İstanbul’dan Adapazarı’na , eski günlerde ki gibi fakat eski yerden değil. Haydarpaşa’nın sadece adı kaldı. Bundan böyle anılar Haydarpaşa’da arşive kaldırıldı

İnsan içinde yaşadığı memleketini özler mi? Özler tabii. Bir türküde bir şiirde bir filmde gözü dolarak özler hem de. Alın yeni Türkiye’nizi verin bana eski Türkiye’mi. Varsın internet, cep telefonu olmasın. Varsın elimde jeton telefon kulübelerinde sıra bekleyim. Siyah önlüklü öğrenciler süslesin sokakları. Metro olmasın dakikalarca otobüs kuyruğunda bekleyim. Varsın marka kotum olmasın üstümde,  ayağımda

” İyi bir adamın yaşamının en iyi bölümü, göstermiş olduğu küçük adı konmamış unutulmuş sevgi ve nezaket davranışlarıdır.” [William Wordswort] Sevgili okurlarım, Günümüzde dostluklar, arkadaşlıklar bitme noktasına geldi maalesef. Oysa bizdeki örf, adet, gelenek ve görenek dünyanın hiçbir ülkesinde yok. Şahsen benim görüşüm, artık insanlar ya bir nikah ya bir cenaze töreni ya da maddi

Dünyayı güzellik kurtarmıyor artık ve bir insanı sevmekle başlamıyor her şey. Günümüzde sevmek yeterli kalmıyor dünyayı kurtarmaya! Tam Rusya büyükelçisinin silahlı saldırıda hayatını kaybetmesini yazıyordum ki bir terör haberi de Berlin ve İsviçre’den geldi. Yine insanlar hayatlarını kaybetti yine çok sayıda yaralı var… Nazım ustanın dediği gibi “ Ne acayip iştir ki bu ne mene

Sevgili okuyucularım, Görüyorum ki çoğumuz içinde yaşadığımız dönemdeki görgüsüzlükten rahatsızlık duymaktayız. Fakat bildiklerimiz bazen yetersiz kalabiliyor. İnsanların mutluluğu birbirleri ile olan ilişkilerine bağlı. Ancak bu ikili ilişkilere ne kadar dikkat ediyoruz burası tartışılır. İşte bu ilişkilerimizi daha iyi bir noktaya taşımak için yapmamız gereken bazı görgü kurallarını bildiğim kadarıyla sizlere aktarmaya çalışacağım. Hayatımızın her anında

Hani aşk yüzyıllardır anlatılmasına rağmen anlaşılmaz ve her seferinde daha güzel bir anlam beklenir ya, şimdi benim yazdığım bu aşk üzerine yazım da onu tanımlamaya yeterli olmayacaktır, biliyorum. Fakat herkeste bıraktığı iz üç aşağı yukarı beş aşağı aynıdır: heyecan, tutku, irade, acı, keder, hüzün,nefret, ihanet, özlem, ayrılık, bekleyiş, vb…Herkes bu aşkta mutlu sonu görmüş ve

Sevgili okuyucularım, Bu hafta okullar açıldı. Gündem eğitim ve öğretim ile ilgili yazılarla ve haberlerle doluyken benim şeker pancarı ve şeker fabrikalarına yönelik yazım ne kadar dikkat çekecek bilemiyorum ama en azından ben bir şeker fabrikası çocuğu olarak vicdani sorumluluğumu yerine getirmiş bir nebze de olsa kendimi rahatlatmış olacağım. Memleketimizin kanayan bir yarasına burada sizlerin

Yeni Soluk
YUKARI