Esra Tanrıverdi

Hayatın Pusulası

esratanriverdi@yenisoluk.com

İnsan içinde yaşadığı memleketini özler mi? Özler tabii. Bir türküde bir şiirde bir filmde gözü dolarak özler hem de. Alın yeni Türkiye’nizi verin bana eski Türkiye’mi. Varsın internet, cep telefonu olmasın. Varsın elimde jeton telefon kulübelerinde sıra bekleyim. Siyah önlüklü öğrenciler süslesin sokakları. Metro olmasın dakikalarca otobüs kuyruğunda bekleyim. Varsın marka kotum olmasın üstümde,  ayağımda

” İyi bir adamın yaşamının en iyi bölümü, göstermiş olduğu küçük adı konmamış unutulmuş sevgi ve nezaket davranışlarıdır.” [William Wordswort] Sevgili okurlarım, Günümüzde dostluklar, arkadaşlıklar bitme noktasına geldi maalesef. Oysa bizdeki örf, adet, gelenek ve görenek dünyanın hiçbir ülkesinde yok. Şahsen benim görüşüm, artık insanlar ya bir nikah ya bir cenaze töreni ya da maddi

Dünyayı güzellik kurtarmıyor artık ve bir insanı sevmekle başlamıyor her şey. Günümüzde sevmek yeterli kalmıyor dünyayı kurtarmaya! Tam Rusya büyükelçisinin silahlı saldırıda hayatını kaybetmesini yazıyordum ki bir terör haberi de Berlin ve İsviçre’den geldi. Yine insanlar hayatlarını kaybetti yine çok sayıda yaralı var… Nazım ustanın dediği gibi “ Ne acayip iştir ki bu ne mene

Sevgili okuyucularım, Görüyorum ki çoğumuz içinde yaşadığımız dönemdeki görgüsüzlükten rahatsızlık duymaktayız. Fakat bildiklerimiz bazen yetersiz kalabiliyor. İnsanların mutluluğu birbirleri ile olan ilişkilerine bağlı. Ancak bu ikili ilişkilere ne kadar dikkat ediyoruz burası tartışılır. İşte bu ilişkilerimizi daha iyi bir noktaya taşımak için yapmamız gereken bazı görgü kurallarını bildiğim kadarıyla sizlere aktarmaya çalışacağım. Hayatımızın her anında

Hani aşk yüzyıllardır anlatılmasına rağmen anlaşılmaz ve her seferinde daha güzel bir anlam beklenir ya, şimdi benim yazdığım bu aşk üzerine yazım da onu tanımlamaya yeterli olmayacaktır, biliyorum. Fakat herkeste bıraktığı iz üç aşağı yukarı beş aşağı aynıdır: heyecan, tutku, irade, acı, keder, hüzün,nefret, ihanet, özlem, ayrılık, bekleyiş, vb…Herkes bu aşkta mutlu sonu görmüş ve

Sevgili okuyucularım, Bu hafta okullar açıldı. Gündem eğitim ve öğretim ile ilgili yazılarla ve haberlerle doluyken benim şeker pancarı ve şeker fabrikalarına yönelik yazım ne kadar dikkat çekecek bilemiyorum ama en azından ben bir şeker fabrikası çocuğu olarak vicdani sorumluluğumu yerine getirmiş bir nebze de olsa kendimi rahatlatmış olacağım. Memleketimizin kanayan bir yarasına burada sizlerin

Günümüzde insanlar yalnızca bayram yapıyorlar. Oysa eskiden bayram yapılmasından çok yaptırılması önemsenirdi. Bunun için fakir fukara gözetilir, mesela bakkallardaki borç defterleri, mahallenin zenginleri tarafından gizlice kapatılır, küsler barıştırılır, âşıklar buluşturulur, aile buluşur ve birlik beraberlik ruhu hissedilirdi. Bugün bunların pek çoğunu artık önemsemeyen bir toplum var. Bayram temalı kamuoyu araştırmasına göre Türk halkının yüzde 81’i

Sevgili okuyucularım, bu hafta ki konumu günümüzün en son moda terapi sistemi olan evlilik terapisine ayırmak ve bu konuda ki engin deneyimlerimi bilgilerimi sizinle paylaşmak istedim. Nedir Evlilik Terapisi gelin önce bunu açıklığa kavuşturalım. Evlilik terapisinin bir diğer adi çift terapisi ve ilişki terapisi gibi benzer kavramlar olup; bireylerin birbirleri ile kurdukları yakın ilişkileri desteklemeyi hedefleyen

İnsanoğlu beden ve ruhtan ibaret. Bedenen bir evrim geçirdik, bence hala da geçiriyoruz. Peki ya ruhsal evrim duygusal devinimlere ne demeli? Eğer ki evrim teorisine inanıyorsak o halde ruhsal evrim de geçirmiş ve geçiriyor olmalıyız. Örneğin aşk ve sevme gibi sözcüklerin duygusal ve eski moda saçmalıklar sayıldığı bir yüzyılda yaşamaktayız artık. Seviyorsanız saf sayılıyorsunuz. Mutluysanız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Çalışıyorum” diye annelikten imtina eden bir kadının, kadınlığını inkar ettiğini söylüyor. Ona göre anne olmayan kadınlar eksik ve yarım kadın oluyormuş. Bu da yetmiyor: ” Anneliği reddeden, evini çekip çevirmekten vazgeçen bir kadın, iş dünyasında istediği kadar başarılı olsun özgünlüğünü kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Eksiktir, yarımdır. Anneliği reddetmek insanın yarısından vazgeçmektir.

Yeni Soluk
YUKARI