Çiçek Akyol

Ortaya Karışık

yenisoluk@info.com

Sevmek ne güzel kelime… Ne asil kelime değil mi? E peki madem kelimesi bu kadar güzel olanın duygusu da güzeldir o zaman. İyi ama neden kıymetini bilemiyoruz. Bu dünyayı neden zaman zaman sevdiklerimize ve kendimize dar ediyoruz. Biraz dikkat etmek gerçekten çok mu zor? Tıpkı sevdiğimiz bir yemeği bıkana kadar yemediğimiz gibi… Tıpkı çiçeklerimizi sabah

Dediklerine göre bugün sevgililer günüymüş. Sakın hediye seçeceğim diye strese girme. Sürpriz yapacağım diye de kendini zorlama. Bunlar kapitalist sistemin oyunları tamam boşver gitsin. Ben yapayım tüm sürprizleri o zaman. Sen sadece haberim olmadan iş çıkış saatime yakın işyerime gel. Ne dersin. Gölbaşına gider, kuşlara yem atarız. Gerçi sevgi çiçekleri açmamıştır daha ama olsun. Sahi

Büyülü ev, Uğurlu kazağım, Şans kolyem, İnanır mısınız bunlara? Ben inanırım. Yani enerjiye inanırım. Eşyalara, onları kullanan insanların enerjileri yüklenir. Ve bu enerjiler birikir. Hepimizin çok sayıda kazağı vardır. Ama birini her zaman giymek isteriz. Çünkü kendimizi iyi hissederiz. Yani çok mutlu bir anı yaşarken kolyemiz pozitif enerjimizi depolar. Başka birgün stresliyken o kolyemizi taktığımızda

Kuşları, kedileri, köpekleri ve çiçekleri rahat bırakın artık! Eskiden çok eskidendi… Her sabah yoğun kuş sesiyle uyanırdım. Evimiz bahçeliydi. Ve hemen hemen her meyvenin ağacından vardı bahçemizde. Yani şimdiki gibi çalar saatle değil kuş sesiyle uyanırdım. Soğuk kış gecelerinde soba sönmeye başlayıp ev soğuduğunda hiç üşümezdim. Ayak ucumda doğal ısıtıcım Duman isimli kedim vardı. Her

Hani bazen her şeyden kaçmak isteriz de bir türlü bizi sarıp sarmalayacak yer bulamayız ya… Yürürken yürürken bir su kenarı, renk renk çiçekler görür, esinti hisseder, kuş sesi, kedi mırlaması duyarız. Hemen en yakında gözümüze çarpan bir banka ilişiriz… Bir köpekle, kediyle göz göze geliriz. Başımı okşasana ne bekliyorsun der gibi bakar durur… Güzel bir

Yeni Soluk
YUKARI