Ayten Turan

Kalemin Gölgesi

aytenturan@yenisoluk.com

İşte böyle başlıyor bazı zihniyetlerin cümleleri, kadın susmalı öyle vara yoğa lafa girmemeli. Eksik etek neye erer aklı?      Diye sürekli kadınları aşağılamak bazı kendini adam sanan erkek zihniyetinin geldiği noktadır maalesef. Günümüze şöyle baktığımız zaman kadına yapılan şiddeti kabul edilmesi yada tecavüzün normal bir şeymiş gibi gösterilmesi, ardından da kadın hak etmeseydi de kırıp

2 Temmuz 1993 tarihini kalemim ne zaman yazsa içim acır tenimin her noktası ateş olur cayır cayır yanar… İnsanlığımdan utanırım bende yananlardanım bende Alevi’yim ama yinede insanlığımdan utanırım… Bu katliamın ne Müslümanlıkla nede İnsanlıkla bir bağlantısı olmadığını hepimiz biliyoruz O gün… O kara gün Allah Allah sesleriyle İslam’ımı kurtardılar yoksa insanlığı mı öldürdüler, Hiç sorarlar

Kalemlerin bile ağladığı bir noktadayız, Türkiye’de yaşanan terör olayları artık hepimizi isyan ettirdi. Beni en çok üzen siyasi oyunlar yüzünden suçsuz insanların ölmesi. Hiç bir şeyden habersiz çocuklarımızın yok olması savaşın bile bir adabı olmalı. Türkiye her gün bir çıkmazın içinde boğuluyor, bunun sebebi ne olursa olsun hangi siyasi sebep olursa olsun, buna artık dur

Duymuşunuzdur ama bu kadınlar çok uzun zaman kendi içlerinde kaybolurlar yaşadıkları her şeyi içinde gizli yaşarlar kendilerine uygulanan şiddetten kendileri utanırlar bıçak ne zaman cana değerse işte o zaman duyarız kaybolan kadınları. Sokağın ortasında öldürüldüğün de ya da yaşadığı şiddet sonucu yara bere içindeyken duyarız. İstisnada olsa bazen de Çilem Doğan gibi kocasının zulmüne dayanamayarak

Ayten Turan Şimdi efendim konu ciddi, çünkü konu yine gezip dolaşıp kadına dayanıyor. Türkiye tarihinde sanırım, bir Osmanlı döneminde harem kadınları dile bu kadar çok geldi, birde şu yaşadığımız dönemde ki kadınlar bu kadar dile geldi. Ha gerçi bazı düşüncelerin, Osmanlı dönemini yaşatmak istedikleri doğrudur, sanırım bu benzetmem burada tam oturdu. Neymiş efendim kadın doğum

İstanbul’un fethini büyük bir coşkuyla kutladık. Elbette kutlayalım. Bir devir kapanıp, yeni bir devir açılmış bu fetih sayesinde. Tarifi bile yapılamayacak güzellikte bir şehre sahip olmuşuz ve bu şehri bugün çocuk yaşta dediğimiz bir insana… Fatih Sultan Mehmet ve yanındaki yol arkadaşlarına borçluyuz. Buraya kadar tamamda benim kafamı bozan bu fetih kutlamasını, gövde gösterisine çevirenlere.

Canı cehenneme demek istiyorum sizin siyasetinizin. Derdiniz ne kardeşim? Bir siyasetçinin eşine, bir kadına ki dış görünüşü kimseyi ilgilendirmez, hangi siyasi düşüncenin içinde olursa olsun, eşini sevin sevmeyin ne haddinize ki bir kadının gururunu incitirsiniz? Anlamış değilim. Rabbimin yarattığı her kul bence çok güzel, nasıl bunu görmezden gelir, insanların görünüşüyle siyaseti birbirine karıştırırsınız, yakışmadı sizlere

19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik bayramı geldi çattı da neye yarar. Yine bazı söylentiler dönüyor ortalıkta. Neymiş bu bayramı da geçelim kutlamayalım ortalık karışık İşit tehdidi varmış varmış ta varmış. Türkiye’de her şey yerli yerindeymiş gibi, birkaç coşkulu bayramı da elimizden almak için ne yapacaklarını şaşırıyorlar. Ne yani, koca Türkiye Cumhuriyet Devleti, bir gün

Türk Dil Kurumu’nun sitesinde üst üste kadına yapılan hakaret içeren kelimeleri okudukça yok artık diyorum. Nedir bu kadına yaptığınız hakaretlerin anlamı? Allah’ın kadına verdiği en yüce duygusu analık ve bunun içinde Rabbimizin biz kadınlara verdiği muayyen günleri Halk dilinde (Aybaşı ) diye adlandırdığımız, bizleri erkeklerden ayıran kadınlığımızı tam anlamıyla hissettiren, bu fiziksel olayı TDK’ nın

Bir kendinize gelin, ne yapacağınızı nereye bulaşacağınızı şaşırdınız. Gün geçmiyor, ortaya bir laf atıyor sonra da, Nasrettin hoca gibi ya tutarsa diyorsunuz ha tutmadı bu seferde kıvırıyorsunuz. Cumhuriyetin kurulduğu güne sanki lanet okur gibisiniz her şeye bir kulp bulup Türkiye’de ki Cumhuriyet ilkelerinden şikâyetisiniz. Laikliğe bile tahammülünüz yok, yapmayın canlarım yapmayın, bizim ülkemiz laik bir

Yeni Soluk
YUKARI
KATEGORİLER