Ayten Turan

Kalemin Gölgesi

aytenturan@yenisoluk.com

19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik bayramı geldi çattı da neye yarar. Yine bazı söylentiler dönüyor ortalıkta. Neymiş bu bayramı da geçelim kutlamayalım ortalık karışık İşit tehdidi varmış varmış ta varmış. Türkiye’de her şey yerli yerindeymiş gibi, birkaç coşkulu bayramı da elimizden almak için ne yapacaklarını şaşırıyorlar. Ne yani, koca Türkiye Cumhuriyet Devleti, bir gün

Türk Dil Kurumu’nun sitesinde üst üste kadına yapılan hakaret içeren kelimeleri okudukça yok artık diyorum. Nedir bu kadına yaptığınız hakaretlerin anlamı? Allah’ın kadına verdiği en yüce duygusu analık ve bunun içinde Rabbimizin biz kadınlara verdiği muayyen günleri Halk dilinde (Aybaşı ) diye adlandırdığımız, bizleri erkeklerden ayıran kadınlığımızı tam anlamıyla hissettiren, bu fiziksel olayı TDK’ nın

Bir kendinize gelin, ne yapacağınızı nereye bulaşacağınızı şaşırdınız. Gün geçmiyor, ortaya bir laf atıyor sonra da, Nasrettin hoca gibi ya tutarsa diyorsunuz ha tutmadı bu seferde kıvırıyorsunuz. Cumhuriyetin kurulduğu güne sanki lanet okur gibisiniz her şeye bir kulp bulup Türkiye’de ki Cumhuriyet ilkelerinden şikâyetisiniz. Laikliğe bile tahammülünüz yok, yapmayın canlarım yapmayın, bizim ülkemiz laik bir

He Bakanım bir sen kalmıştın,  karışmayan! Orman bakanının son açıklamasını vahim bir açıklama olarak görüyorum, çünkü gençlere erken evlenin 5 de çocuk yapın demek haddine aşan bir açıklama olduğu kesin. Orman bakanının görevi… Çevrenin korunması ve iyileştirilmesi, kırsal ve kentsel arazinin ve doğal kaynakların en uygun ve verimli şekilde kullanılması ve korunması, ülkenin doğal bitki

Şu an öyle üzgünüm ki hani alıp başımı uzak diyarlara gideyim diyorum, diyorum da benim gibi memleket sevdalısı biri bunu nasıl yapar bunu bilemiyorum. Türkiye’nin bir karış toprağı için bile gözümü kırpmadan Rabbin bana verdiği canı veririm, ben eminim ki ülkemde birçok insan bunu yapar. Peki, biz bu kadar, memleket sevdalısıyız, biz bu kadar insan

Kendi kendime soruyorum… Acaba, dünya hep mi bu kadar kötüydü, yoksa ben mi kötülükleri görmüyordum? Etrafıma baktığımda yaşadıklarım beni insanlığımdan utandırıyor, gün geçmiyor ki bir çocuk tacize uğramasın, gün geçmiyor ki çocuk tecavüzü haberi duymayalım, toptan mı manyaklaştık ne? Toplumumuz da cinsel açlığı tep gördük. Yaşadığımız toplumda tabularla büyüdük, aile içinde cinselliğe tüh kaka deyip

Öyle bir hale geldik ki ruh halimi nasıl sağlam tutacağımı inanın bilemiyorum, uyandığım her sabaha endişeyle bakar oldum, yaşadığım her gün acaba bugün ne gibi rezilliklere gebe kalacak diye merak eder oldum. Hangisini yazayım inanın bilemiyorum, yaşadığımız ortamda neler görmüyoruz ki? Gün oluyor, canlı bombalarla suçsuz insanların parçalandığını görüyoruz. Gün oluyor kadınlarımızın nasıl hunharca katledildiğine

Yine yüreğimde kocaman bir acıyla nefes alamıyorum. Ülkemde bitmeyen bir savaşın ortasındayız sanki kime sorsan suçlusu kendi değil. Ankara’da ki bombalı saldırıdan hemen sonra kalemi elime aldım yazmak istedim, içimde ki nefreti kelimelerle dökmek istedim ama dur dedim kendimi dur bakalım neler olacak kim kime ne diyecek? Durdum takip etmeye başladım her gün o ölen

Ben bazı kadınları anlayamıyorum. Biz kendimizi yırtalım, kadın hakları diye kelle koltukta gezelim neye yarar? Türkiye’nin en üst düzeydeki birinin eşi çıkıp haremleri savunuyor, savunmayı bırakın Osmanlı döneminin eğitim kurumları diyerek haremleri meşrulaştırıyor. Ya biz mi yanlış biliyoruz acaba? Haremlerin ne işe yaradığını, güzel kadınları gencecik çocuk yaştaki kızları yuvalarından koparıp, birçoğu Müslüman olmayan sonradan

Kadın olmak öyle zordur ki, gün olur bir kenarda bulursunuz cansız bedeninizi. Adına ne derseniz deyin bir erkek tarafından öldürülmüşsünüzdür. Adı şiddet olur, adı töre olur fark etmez. Siz ölmüşsünüzdür. Öldüren her şekil de haklıdır. Devlet bile iyi halden gün olur ceza indirimi bile yapar. Bir gün bakarsınız, tecavüze uğrarsınız sizde şaşarsınız neden başınıza geldi

Yeni Soluk
YUKARI