Ayten Turan

Kalemin Gölgesi

aytenturan@yenisoluk.com

İnsanlar birbirlerine bu kadar eziyet etmekten neden zevk alırlar bilemiyorum 3 günlük Dünya’da neyi paylaşamazlar da birbirlerine bu kadar eziyeti hak görürler? Anlamak zor. Şöyle bir bakıyoruz da dürüst insan görmek ne kadar zorlaştı, güven denen kavramı her geçen gün kaybeder olduk. Dostluk sevgi ya aşk bu kavramlara ne oldu? Herkes bir menfaat çıkar ve

Yaşadığımız ortama baktığımız zaman kadın erkek ilişkisinin gerçekten vahim olduğunu görüyoruz. Neden mi? Kadın erkek ilişkilerinde bakıldığı zaman, her yaşanan aşkmış gibi anlatılması ne çokta aşk adamı var dedirtiyor bizlere ki bence Türkiye’de birçok insan aşk kavramıyla seks kavramını karıştırıyor. Bir erkeğin ya da kadının bedenen birbirlerini arzulaması bazılarına göre aşk diye niteleniyor,  bana göre

12 Eylül 1980 yılıydı çocuktum daha aklım oyunda oyuncakta ama akıl eriyor işte, yanlış giden bir şeyler var, sokaklarda yürürken ateşin kargaşanın altında kalıyoruz. Hatırladığım babamın bizi hiç bilmediğimiz bir evin bodrumuna sokup bizim üzerimize siper olmasıydı. İşte o gün en korktuğum gündü çünkü babamın kalbi çok hızlı atıyordu kendini bize siper etmiş ölümüne bizim

İşte böyle başlıyor bazı zihniyetlerin cümleleri, kadın susmalı öyle vara yoğa lafa girmemeli. Eksik etek neye erer aklı?      Diye sürekli kadınları aşağılamak bazı kendini adam sanan erkek zihniyetinin geldiği noktadır maalesef. Günümüze şöyle baktığımız zaman kadına yapılan şiddeti kabul edilmesi yada tecavüzün normal bir şeymiş gibi gösterilmesi, ardından da kadın hak etmeseydi de kırıp

2 Temmuz 1993 tarihini kalemim ne zaman yazsa içim acır tenimin her noktası ateş olur cayır cayır yanar… İnsanlığımdan utanırım bende yananlardanım bende Alevi’yim ama yinede insanlığımdan utanırım… Bu katliamın ne Müslümanlıkla nede İnsanlıkla bir bağlantısı olmadığını hepimiz biliyoruz O gün… O kara gün Allah Allah sesleriyle İslam’ımı kurtardılar yoksa insanlığı mı öldürdüler, Hiç sorarlar

Kalemlerin bile ağladığı bir noktadayız, Türkiye’de yaşanan terör olayları artık hepimizi isyan ettirdi. Beni en çok üzen siyasi oyunlar yüzünden suçsuz insanların ölmesi. Hiç bir şeyden habersiz çocuklarımızın yok olması savaşın bile bir adabı olmalı. Türkiye her gün bir çıkmazın içinde boğuluyor, bunun sebebi ne olursa olsun hangi siyasi sebep olursa olsun, buna artık dur

Duymuşunuzdur ama bu kadınlar çok uzun zaman kendi içlerinde kaybolurlar yaşadıkları her şeyi içinde gizli yaşarlar kendilerine uygulanan şiddetten kendileri utanırlar bıçak ne zaman cana değerse işte o zaman duyarız kaybolan kadınları. Sokağın ortasında öldürüldüğün de ya da yaşadığı şiddet sonucu yara bere içindeyken duyarız. İstisnada olsa bazen de Çilem Doğan gibi kocasının zulmüne dayanamayarak

Ayten Turan Şimdi efendim konu ciddi, çünkü konu yine gezip dolaşıp kadına dayanıyor. Türkiye tarihinde sanırım, bir Osmanlı döneminde harem kadınları dile bu kadar çok geldi, birde şu yaşadığımız dönemde ki kadınlar bu kadar dile geldi. Ha gerçi bazı düşüncelerin, Osmanlı dönemini yaşatmak istedikleri doğrudur, sanırım bu benzetmem burada tam oturdu. Neymiş efendim kadın doğum

İstanbul’un fethini büyük bir coşkuyla kutladık. Elbette kutlayalım. Bir devir kapanıp, yeni bir devir açılmış bu fetih sayesinde. Tarifi bile yapılamayacak güzellikte bir şehre sahip olmuşuz ve bu şehri bugün çocuk yaşta dediğimiz bir insana… Fatih Sultan Mehmet ve yanındaki yol arkadaşlarına borçluyuz. Buraya kadar tamamda benim kafamı bozan bu fetih kutlamasını, gövde gösterisine çevirenlere.

Canı cehenneme demek istiyorum sizin siyasetinizin. Derdiniz ne kardeşim? Bir siyasetçinin eşine, bir kadına ki dış görünüşü kimseyi ilgilendirmez, hangi siyasi düşüncenin içinde olursa olsun, eşini sevin sevmeyin ne haddinize ki bir kadının gururunu incitirsiniz? Anlamış değilim. Rabbimin yarattığı her kul bence çok güzel, nasıl bunu görmezden gelir, insanların görünüşüyle siyaseti birbirine karıştırırsınız, yakışmadı sizlere

Yeni Soluk
YUKARI