Esra Tanrıverdi

Hayatın Pusulası

esratanriverdi@yenisoluk.com

Sanki Evliya Çelebi’yi gördüm rüyamda bana bir bulut getirdi: “ Hadi gel, sıkı tutun dolaşalım seninle, dedi. Bembeyaz bir buluta tutundum gezindim durdum…

Bir Arap ülkesine rotamız: ÜRDÜN!

Bazı yerler vardır ki nedense gezilmesi yıllarca hep ertelenir veya seyahat listemizin en sonunda yer alır. Maalesef bunlardan biridir Ürdün. Bu ülkeye karşı nedense bir ilgisizliğimiz oluşmuş. Belki Orta Doğu’ya karşı olan çekingenliğimizden, belki de bize hitap etmeyeceğini düşünmemizden. Ancak bize bu kadar yakın olan ve sunabileceği pek çok tat bulunduran Ürdün’e, keşfetme ruhuna sahiplerin el atma zamanı geldi.

Buluttan aşağı baktığımda Kırmızı, turuncu, kızıl renlerin hakim olduğu bir manzara var. Küçücük tepeciklerin dümdüz çöle yerleştirildiği bir manzara…

Dünyanın beşiği bu topraklar. Binlerce yıllık tarih var bu coğrafyada. Her gördüğünüz yer Persler’den, Romalılar’dan, Osmanlı İmparatorluğu’ndan bir şeyler hissettiriyor.

Başkent Amman’da günlük yaşam Türkiye ortalamasına oldukça benziyor. Daha muhafazakar insanların yanında gayet İstanbul Bağdat Caddesi havası da mevcut. Gençler kafelerde sohbette. Meşhur Rainbow Sokakta bira içilen pub’lar dahi mevcut. Amman, İstanbul gibi yedi tepe üstüne kurulmuş bir oluşum ve her yedi tepe bir mahalle olarak sınıflandırılmış. Örneğin Jabal Amman (Amman Tepesi).

Şu anda Monarşi ile yönetilen Ürdün’de herkes sakin bir hayat yaşıyor. Kralları II. Abdullah’ı herkes çok seviyor. Gittiğiniz her yerde kendisinin ve ailesinin resimlerini görebilirsiniz. Resmi kayıtlarda Haşimi Ürdün Krallığı olarak bilinen ülke, Suriye, İsrail, Suudi Arabistan ve Irak ile çevrelenmiş. Çok karmaşık bir bölgede olmasına rağmen Ürdün barışseverliği ve sakinliği ile hep bir denge unsuru olmuş.

Ürdün, kaliteli zaman geçirmek isteyenler için biçilmiş bir kaftan. Başkent Amman güzel restoranları, alışveriş merkezleri ile oldukça gelişmiş ve modern bir atmosfer sunarken, biraz daha alt kesimde deniz seviyesinin 400 m altında bulunan ve içinde barındırdığı yoğun tuzdan dolayı hiçbir canlının yaşamadığı Kudüs manzaralı Ölü Deniz (Lût Gölü) ise etrafındaki kaliteli otelleri ile ayrı bir cazibe merkezi.  Buranın en büyük özelliği, göldeki tuz yoğunluğunun, siz göle girer girmez yüzeye atması. Suyun üzerine oturuyor hissi yaratan bu deneyimi mutlaka yaşamalısınız. Gölden çıktıktan sonra yine gölden çıkarılan siyah çamuru vücudunuza sürüp 15 dakika bekletirseniz, cildinize doğal bir bakım yapmış olursunuz.

Roma Antik Şehri “Ceraş” (Jerash)’da geçtiğimiz günlerde dünyaca ünlü maestro Andrea Bocelli 5 bin kişiye konser vererek daha da büyülüyor bizleri. Amman’dan sadece 45. km’de uzaklıkta olan bu antik şehir mükemmel bir biçimde korunmasından dolayı “Doğu’nun Pompei” olarak adlandırılmış. Antik Yunan kültürünün kalesi sayılan on kent birleştirilip “on kent” anlamına gelen “Decapolis” adı verilmiş. Ceraş “Decapolis”in en güzel şehri olarak hep ününü korumuş.

Biraz daha güneye indiğinizde ”Dünyanın 7 Harikasından Biri” olarak adlandırılan 2000 seneden daha eski bir geçmişe sahip olan Nebatilerin  ‘’Kayıp Kent Petrası’’ ise buram buram tarih kokuyor. Denize girmek isterseniz Kızıldeniz’e kıyısı bulunan Akabe (Akaba)şehri tam size göre. Bu kadar gezilecek yer yetmediyse WadiRum’da çölde safari yapıp akşamında,”Yıldızlı Arap Gecelerini’‘ çadırlarda kalarak yaşayabilirsiniz veya kuzeyde bulunan Jerash’daki Ortadoğu’nun Pompeii’si olarak adlandırılan ‘’ Gerasa Antik RomaŞehrini’’ gezebilirsiniz.

Ürdün’de dikkat çeken konulardan biri de İngilizce bilme oranı. Hangi dükkana girsem, sokakta7’den 70’mişe  kime danışsam herkes İngilizce konuşuyor.

Daha önce de söz ettiğim gibi Ürdün, aslında bir krallık. Ama aynı zamanda laik bir ülke. Müslüman bir ülke olmasına rağmen, diğer dinlere inanan, hele ki Hıristiyanlığı benimseyen binlerce Ürdünlü vardır.

Ülkenin okuma-yazma oranı % 92’lerde. Ürdün, ekonomisinin % 20’sini eğitime harcıyor.

Ürdün toprakları, Osmanlı İmparatorluğu’nun hükmü altına 1516 yılında Osmanlıların Memlüklüleri yendiği Mercidabık Muharebesi’nden sonra girmiş. Böylece Ürdün, bu büyük imparatorluğun 1516 yılından 1918 yılına kadar bir parçası olmuş.
Coğrafi dezavantajlar sebebiyle oluşan ön yargılardan ötürü çok da gidilmeyen, seyahat şirketlerinin tur listesi sıralamasında alt sıralarda yer alan Ürdün aslında dünya üzerinde mutlaka görülmesi gereken ilk 10’daki ülkeden biri. Vizesiz gidilebilme kolaylığı büyük fırsat. Uçuş süresi sadece 2 saat. Enteresan bir şekilde Ortadoğu’nun en güvenli ülkesi konumunda. Bu denli ateşli bir coğrafyada olmasına rağmen herhangi bir olay patlak vermiyor.

Şimdi Amman diyorum amman bu ülkeye dikkat!
Ve bu güzel rüyadan uyanıyorum…
Önyargınızı yenmeniz ve seyahat yaşantınızda yeni pencereler açmanız dileğiyle…

Yeni Soluk
YUKARI
KATEGORİLER