Cumhuriyet Halk Partili siyasetçi Ali Koç bir basın bildirisi yayınlayarak CHP Genel Başkan Adaylığını açıkladı.

İşte Koç’un açıklamalarının tamamı:

CHP’si her hangi bir parti değildir ,adını ve ilham kaynağını Türkiye Cumhuriyetinin kurucu iradesinde kurtuluşun mücadele gerçeğinden almıştır. Adından da anlaşılacağı üzere Cumhuriyetin halk partisidir. Türkiye Cumhuriyeti masa başında beş- on arkadaşın haydi gelin bir parti kuralım bizimde bir partimiz olsun diyerek kurulmuş bir parti değildir. Savaş ve mücadele gerçekliği içerisinde devrimci bir irade ve önderliğinin, kadrolarının ve halkın haklı mücadelesinde karanlıkları yırtan aklın evrensel boyutunu ve sonsuzluğu içinde barındıran aydınlanmacı halkçı devrimci ve pozitif bilimlerin ışığında sürekli gelişim yasalarını kendine rehber edinmiş çağdaş gelişmeleri yorumlayıp geleceğe taşıyan bir düşünce ve eylem hareketidir.

CHP kuvvacı mili güçlerinin yerel direnişçi halk milislerinin ülkenin bağımsızlığı için savaş gerçekliğinin düzenli bir savunma ve kuruluş ruhu ile devrimci bir halk iradesinin örgütlenmiş halidir. CHP işte bu gerçeklik içinde kurulmuş ve TÜRKİYE tarihinin onurlu tarihsel bir gerçeğidir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde anti emperyalist bir düşünce ve ruhla kısa zamanda devlet olmayı başarmış ve dünya ki mazlum uluslar ailesinin kurtuluşlarının bayrağı ve esin kaynağı olmuştur. Kısa zaman da ülkenin siyasi bağımsızlığını ekonomik alanda ki yatırımları ve diğer devrimlerle sürdürüp geliştiren büyük bir halk hareketinin cumhuriyet sözüne anlam kazandıran zaferle taçlandıran bir halk yönetim biçimidir.

Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kurulan genç Türkiye Cumhuriyeti ve onun biricik partisi Cumhuriyet Halk Partisi ikinci dünya savaşı yıllarında 1938 yılında bağımsızlıkçı, devrimci cumhuriyetçi halk önderinin vakitsiz ve erken yaşama veda etmesi ile birlikte dünya da yaşanan 2 ci dünya savaşı sürecinin sıkıntılarını M. İsmet İnönü liderliğinde genç Türkiye cumhuriyeti akılcı bir politik öngörü ve irade ile ülke bir savaşa sokulmaktan korunmuş ve kurtarılmıştır. Ancak savaş sonrası dünya da yeni güç dengelerinin oluşumu ile birlikte Türkiye ekonomik alanda sıkışmış gerekli devrimci üretim çözümlerini yapamamıştır. Bunun sonucu yeni dünya düzeninin başta ABD olmak üzere emperyal güçlerinin etkisi ve bağımlılığı içerisine girmiştir daha sonra da askeri alanda NATO’ya girerek dünya uluslarının ve halklarının baş düşmanı ve müttefiği olan sömürgeci güçlerin inisiyatifinde hızla cumhuriyetin kurucu felsefesi halkçı devrimci bağımsızlıkçı laik cumhuriyetçi yapısından hızla uzaklaşamaya başlamıştır. bu hızlı sürüklenişe 1960 da 27 mayısı ile ordunun kemalist subaylarının desteği ve aydın ilerici kesimlerinin öncülüğünde anayasa yapılmış olsa da daha sonra bu kesimin ilerici bazı unsurlarının sürece müdahil olması ve yeniden millici bir

karaktere bürünme çabaları ile ilerici yenilikçi bir süreç ABD ve batılı emperyal müttefiklerin hızla ülke içindeki komprador burjuvazi ve işbirlikçi tefeci tüccar ve toprak ağası yapısı ile kısa sürede örgütlenip sürece müdahale etmiş ve AP’nin iktidara gelmesi sağlanmıştır. CHP ise bu süreçte dünyadaki özellikle Avrupa’da gelişen anti emperyalist öğrenci gençlik hareketlerinin etkisi ile kendi tabanında ki ilerici yenilikçi unsurların TİP içerisine yönelmesi sendikal alanda disk in kurulması ile birlikte ortanın solu tarifi ile kendi içine çekmek istese de başarılı olamamıştır. Öğrenci gençlik tarihinde ilk kez örgütlü şekilde Marksist Leninist devrim anlayışını savunan halk yönetimlerini iktidarına yönelmesi düzeni zorda bırakmış ve ülke içinde büyük sempati kısa sürede yankı bulmuştur.

Halkçı devrimci sosyalist güçlerin bu çabaları 1961 anayasasın karşı olan emperyal güçlerin ve yerli işbirlikçilerinin dış destekli 12 MART 1971 FAŞİST CUNTA YASALARI İLE ÜLKE İÇİNDE Kİ DEVRİMCİLER öncüleri katledilmemiş idam edilmiş ve büyük kısmı ise hapishanelere tıkılmıştır. 12 mart faşist cuntası toplumda ki bu uyanışın önüne geçmeye çalışırken CHP’sindeki etkilenimleri ile birlikte Bülent Ecevit ise reformist sosyalist TİP’e ve devrimci örgütlenmelere kayan halk gerçeğinin önüne geçmek için ”ne ezen ne ezilen hakça bir düzen ve toprak işleyenin su kullananın” sözlerinde ifadesini bulan ancak özünde devrimci uyanış ve gelişmenin düzen içine çekilmesini amaçlayan bir önerme ile halkın karşısına çıkmış ve 12 Mart cuntasının baskısı karşısında bunalan devrimci güçler ve işçi sınıfının örgütlü kesimleri özellikle DİSK ve birlikte Türk işin de tabanını korumak için verdiği destekle CHP halk partisi çizgisi sanısını güçlendirmiş bunun sonucu olarak da 1977 seçimlerinde 41 .84 oy oranı ile ilk kez düzen içi sosyal reformist bir parti olma yolunda başarı sağlamışsa da tek başına iktidar olamamıştır. Devşirme 11 milletvekiline bakanlık vererek iktidar olmuşsa da gerçek anlamda bir parti iktidarı olamamıştır.

İşbirlikçi tekelci sermaye ABD kontrolündeki yapısı ile birlikte iç kargaşa ve katliamlar devreye konmuş ülkede tam bir kargaşa ortamı yaratılmış CHP iktidardan düşürülmüştür. bu katliam ve kaos ortamı sisteme karşı olan devrimcileri emperyalizmin ve işbirlikçilerinin yükselen anti emperyalist anti faşist mücadele gerçekliğindeki örgütlenmelerin ülkede belirgin bir güç haline gelmesi bu güçleri çıkarları açısında endişelendirmiş ve yeni bir ekonomik kriz ve bu ortamı destekleyen bir katliam ve kaos ortamı planlı olarak organize edilmiş halk mezhep çatışmasına sürükleniyor sanısını güçlendirmek için Çorum, Sivas ve Maraş katliamları devreye sokulmuş üniversitelerin aydın öğretim üyeleri sendika liderleri katledilmiştir. Bilinçli bir el tarafında devlet anarşisi yaratılmıştır. Tüm bu organizasyonun katliamlar ABD , CİA ve NATO ve gladyosu inisiyatifinde özel harp dairesi ve kontrgerilla eliyle yapılması sağlanmıştır.

Kapitalizmin bu doymak bilmeyen sömürüsünü katmerleştirmek 24 Ocak kararlarına meşruiyet ve uygulama alanı yaratmak için 12 Eylül faşist darbesi planlanmıştır. CHP ve ileri kadroları genel başkanı başta olmak üzere tutuklanmış devrimci örgütlerin öncü kadroları tutuklanmış katledilmiş işkencelerde geçirilmiştir 600 bin devrimci demokrat yurtsever cunta koşullarında çeşitli baskılara uğramış özgürlükleri gasp edilmiş idamlar ölüm oruçları ve tek tip elbise giydirme karşısında devrimciler düşünceleri için bedenlerini ölüme yatırmış ve ölüm oruçlarında anıtlaşan devrimci önderlerini kaybetmelerine rağmen asla cuntaya teslim olmamış geleceğe onurlu bir direniş sayfası bırakmış yarına ses olmuşlardır.

12 eylül faşist cuntasının ilk işi 24 Ocak kararlarının uygulanacağı seçim ve ona uygun anayasa YÖK ve düzenlemeler yapılmış devrimciler yurtseverler ve sol demokrasi güçleri tasfiye edilirken faşist cunta yönetimi eliyle Türk İslamcı güçler desteklenmiştir .ABD eliyle ve SUUDİ KATAR KUVEYT finansmanı desteği ile güçlendirilen YEŞİL KUŞAK İSLAM teorisi hızla örgütlendirilmiş kaderci sorgulamayan düşünmeyen itaat eden bir kuşağın

temelleri hızla geliştirilmiş ve 1994 seçimlerinde de yerel de iktidara gelmesinin önü açılmıştır. Daha sonra yine ordu içinde ki son kırıntı olarak kalan laik cumhuriyetçi yapının 28 şubatı gerçekleştirmesi ile birlikte asılında bu teoriye özel bir hayat kanı verilmiş demokratik meşruiyet içinde mağdur demokrasi ve özgürlük isteyen bir muhafazakar yapı duygusu ile iktidar yolunda ilk somut adımlar atılmış dünyada ki turuncu devrimlerin Türkiye kuşağı ECEVİT koalisyonu ABD planı ve KEMAL DERVİŞ eliyle uygulamaya sokulmuş ve AKP’ nin işbirlikçi gerici turuncu devrimi yapmasının tüm hazırlıkları tamamlanmış CHP ise bu süreci doğru okuyamamış görev üstlenmiş ve AKP soldan yurtseverlerden kaçmış tek bir siyasal argüman üstünden etnikçi bir ulusal çizgide aslında bilinçli bir görev üstlenmiş ve AKP’nin iktidara gelmesine dolaylı destek sunmuştur. 2003 yılında %34 oyla iktidara gelen işbirlikçi TURUNCU AKP baharı emperyalizme ve işbirlikçilerine istediği tüm ekonomik ödünleri vererek siyasal iktidarını güçlendirmeyi seçmiş ve kendi sermayesini de bu süreç içinde güçlendirmiş siyasal örgütlenmenin ekonomik ayağını da sağlamlaştırmıştır.

ABD güdümündeki Fettullahçı ajan tarikat yapılanması ile de kullanılan ordu yargı üniversite yapılanmasını da tasfiye etmiştir.

AKP iktidarını sağlamlaştırırken diğer yandan da Cumhuriyet değerlerine ilişkin her türlü yasa kanun ve yönetmelikleri çıkartmış yerel ve genel seçimlerdeki iktidarını sağlamlaştırmış. bunun karşısında olan muhalif güçler başta CHP olmak üzere MHP ve HDP 2015 seçimlerinde kısmi görece başarı sağlamışlarsa da işbirlikçi gerici faşist AKP diktatörlüğü 2015’te ki seçim şokunu hızla atlatmış ülkeyi kaos ortamına bilinçli olarak sürüklemiş kendisinden kaçan Kürt ve Milliyetçi muhafazakar oyları geri döndürmüş kendisini müzmin muhalefete hazırlamış partiler ise AKP’nin politikasına iktidar yanıtı veremeyerek basireti bağlanmış bir sürüklenme içine düşmüş seçimlerden başarısızlıkla çıkmışlar AKP ise tek başına iktidar olmuştur.

CHP’ nin 2010 yılında ki bilmecesi 23 Mayısından bu güne olan 2016 Ocak ayına kadar olan sürecine çok kısa bir göz atmak yeterli CHP’ nin başına hızla gelen ve halkın umudu olarak gösterilen yeni yönetim yapısı ilk seçimde istenen başarıyı Anayasa referandumun da istenen ölçü de göstermemekle birlikte 3 aylık bir yönetime tanınan bir kredi olarak düşünülmüş ancak gerçek görülmemiştir. 2011 seçimlerinde ise görece bir başarı yine sağlanmışsa da 2014 yerel seçimleri yükselmenin durduğunu ve gerilemenin başladığının işaretlerini açıkça göstermiştir. parti içi kısmi demokratik haklar üye yazılımı ön seçimler ! gibi partilileri ve kamuoyunun dış desteklerine sempatik gelmiş ancak sağlıksız üye yapılanması uygulanmayan tüzük yönetmelikler yine yönetimin istediği doğrultuda çıkarılan genelgelerle yönetimlerin kendi parti içi iktidarını sağlamaya dönük çabaları olduğu artık herkesin bildiği bir gerçektir. 2015 – 7 Haziran , 10 Ağustos 2015 Cumhurbaşkanlığı ve 2015- 1 Kasım sonuçları CHP’nin ülke ve halk gerçekliğine güven vermeyen yerinde sayıp patinaj çektiği hepimizin malumu olmuş artık CHP üyeleri bile 2011 de alınan % 25 oy bandında 5 seçim boyunca acı bir hatıraya dönüşün asıl nedeni halka güven vermeyen politika ve siyasal parti yönetimler halk artık AKP ye karşı kimse hiç bir şey yapamaz döngüsüne kapılmıştır işte Stockholm sendromunun asıl rol oyuncularının muhalefetteki partiler olduğu gerçeği değilse ne ? CHP’si üst yönetim birimlerinden başlayarak bütün yönetimleri başarısız olmuşlardır 2011 seçimlerindeki nispi % 4′ lik ilk artış sonrasındaki seçimler yerel ve genel seçimler bunun açık göstergesidir. CHP’de artık hiç kimse mevcut yönetim ve anlayış ile geleceğe dair bir umut içinde değildir. 5 yılda yönetimlerde ne olmuş PM sayısı 80 den 60 düşürülmüş genel başkanın atadığı PM den atadığı 76 kişi MYK üyesi olmuş yerel seçimlerde atanan meclis üyeleri ve Belediye Başkanları kamusal kaynakları kullanan güçler haline dönüşmüş parti örgütleri açıkça Belediyelerin şirket çalışanları haline dönüştürülmüş, . halk partisi gerçeğinden uzaklaşılmış parası olanların ve müteahhit örgütü partisi olmuştur. Bu durum

emek kesimleri yoksulların gençlerin kadınların ve AKP’nin sistemine karşı olanların CHP den hızla uzaklaşmasına neden olmuştur. Artık kimse CHP’yi partimizi üyeleri de dahil

(kısmen istifaların olduğu ve de sürdüğü de biliniyor) ne yazık ki kimseyi inandırmıyor. Koltuğunu korumayı başarı sayan yönetim organları ve onların yerine talip olanlar ise sen git biraz da ben geleyim yöneteyim zihniyeti ile koltuktan gelen güçlerin sağladığı olanakları kullanayım anlayışı içinde değişim istemektedirler.

Özetle mevcut yönetim anlayışı ve öncüleri ile yapılan ve yapılacak olan artık anlaşılmış bunun ötesi de yoktur. Değişim isteyenlerin de tıpkı yerine gelmek isteyenler gibi tek başına iktidar %51 oy oranını hayal bile edemezler çünkü; mücadele alanlarında gelmiyorlar onların mücadele alanları diye algıladıkları düzenin güvencesindeki salonların mikrofonik manili söylemlerinden ibarettir. Bunların sistemle asla sorunları yoktur çünkü bu düzenden beslenmektedirler . Değişim isteyenler Devrim sözünden korkarlar . siz onların salonlarda oradaki duruma göre kitlenin nabzına şerbet ayarı vermektir. Çünkü düzene karşı geçmişlerinde devrimci mücadele geleneğinde gelmiyorlar. Ancak onların bu durumu devrimci mücadelede bedellerde anıtlaşan onurlu devrimci sosyalistlerin ve yurtseverlerin ölümleri ve mezarları üzerinde resim ve söylev çekmekten ibaret pekte ahlaki olmayan bir durumdur.

Bilinmesi gereken bir şey var ki CHP’ nin ilkelerine bakanlar Cumhuriyeti bir halk yönetimi devrimciliği sürekli ve kesintisiz sürdürülmesi gereken radikal sol ilke ve değerlerin uygulaması , halkçılığı halk içinde halk olmak , bağımsızlığı ise her alanda tam ve özgür olmak olduğunu samimiyetle içselleştirmediklerinden dolayı söz olmaktan ibaret görürler yaşamların da ise tam bir düzen konforizmi içindedirler. Onların halkçılığı pahalı restoranlar giyim ve araçlar cüzdanı kabarık müteahhitlerin işlerinin peşinde kendisine düşecek beklentileri içindir.

Durum kısaca özetlemeye çalıştığım gibi iken sorunları tespit ve çözüm üreterek nasıl bir CHP ve nasıl iktidar oluruz sorusuna yanıt vermekten geçer.

Üretimin yok denecek hale getirildiği dışa bağımlılığın her alanda giderek arttığı bir dönemde bireyciliğin parti içinde de akılcı çözüm olduğu CHP’yi merkez sağ politikaların kuyruğuna takan emekten işçilerden yoksullardan küçük esnaf ve üretici fakat ekonomik olarak bağımlı hale getirilmiş köylülerden, gençlikten, kadınlardan kısacası halk sınıfının bütün kesimlerinden uzak bir parti anlayışı ile çözülemeyeceği gerçeği ile karşı karşıyayız . Öyle ise ne yapmalıyız sorununun yanıtı da tam da buradadır. Her seçim döneminde 12 milyon ve ya fazlası seçmen sandık başına gitmemekte bu ise yaklaşık CHP nin aldığı oy oranı % 25 denk gelmektedir. Sandık başına AKP seçmeni gittiğine göre bu 12 milyon seçmen kim ? ne istiyorlar? CHP bununla ilgili bir çalışma yaptı mı ? ve ne istiyorlar ? neden oy vermiyorlar , ve nasıl bir parti ye oy verirler ? CHP’ye oy vermeleri için beklentileri nedir?

Bir partinin adaleti hukuku tüzüğü ve programın da ki tutarlılığı ile uygulamalarının aynı olması ile mümkündür ve güven olgusunun temel dayanağıdır.

ÇÖZÜM HALKÇI DEVRİMCİ EMEK POLİTİKALARI

Yapılması gereken çok açık ve basit . Durumun vahameti bu günkü durumdan başka ne olabilir ki olsa da dün bir şey yapamayanlar gelecekte ne yapacaklar ki ?

Yanıt dün yaptıkları yapamadıkları gelecekte yapamayacaklarının göstergesidir.

Artık onlarla vedalaşma zamanı gelmiştir verdikleri hizmetler için teşekkür edip geleceğin iktidarını gerçekleştirmek için devrimci bir irade ruh ve kararlılığın öncülüğünde ülke ve halka hizmeti gönüllülük içinde dava gören dava adamlarına, partili militan kadrolara ihtiyaç vardır . Geleceğini yakın çevresini zenginleştirme aracı olarak gören zihniyetle sorunumuz

var onlarla asla uzlaşmayacağız ve birlikte aynı düşünceleri taşımıyoruz CHP kurtuluşu ve kuruluş gerçekleştiren devrimci halkçı özgürlüğü eşitliği cumhuriyetin bağımsızlıkçı anlayışını esas alan bir yapılanmaya gitmesi tarihsel bir dönemecin eşiğin de şeriat tehditi

altındaki Türkiye Cumhuriyetine karşı öncelikle ülkesini ve halkını seven partili bir yurttaş sorumluluğu ve bilinci ile bu devrimciliği bir yaşam biçimi olarak benimsemiş olarak bu onurlu göreve adayım.

 

 



“Ali Koç CHP Genel Başkanlığına aday” için 17 Yorum

  1. Selahattin cirak dediki : Cevapla

    Buna kargalar güler.Ali beyden başka birisi bu ülkede yetişmesini
    Yoksa sermaye sınıfının yönetici yetiştirir

  2. ALİ ZEYTUN dediki : Cevapla

    TEBRİKLER.TAM ZAMANINDA YAPILMIŞ Bİ AÇIKLAMA.HAYRET Kİ NE HAYRET. KİME HİZMET EDİLİYOR.HEP BÖYLE OLUYOR.BİLİNÇLİ YAPIYORLAR .

  3. Gazi Demir dediki : Cevapla

    Partimiz için hayırlı olsun. Şuan önümüzdeki bir referandum var.Bu arbede başarı ile atlatılırsa,CHP ve tüm demokratik,özgürlükçü ,insan haklarindan yana güçlerin başarısı ardından gelecektir.Önce Türkiye kurtulmalı.Sonra Türkiye’nin sorunlarını çözmek için güçbirliği ne gidilmelidir. T.C nin kurucusu CHP dir.Kurtuluşuda CHP ve ilkelerinde olacağı bir gerçektir.İyi yetişmıs,ülke ve halkın çıkarlarını herşeyden üstün tutan,biliňçli kadrolarla bunun gerçekleşeceği aşikardır.Yolunuz açık olsun.

  4. Hiç yanılmadım
    Gezi sürecinden sonra işçi ağzıyla solcu ağzıyla söylemlerde bulunmuştu.Bu siyasete hazırlanıyor demiştim.Kapitalizmin oyunları ne yazık ki…CHP zaten merkez sağda bi beni şaşırtmadı.Kurtuluş kişilerde değil halkdadır.Halka inanmayan halkın yanında olmayan kaybeder.

  5. Tomris Özkaran dediki : Cevapla

    Sayek Böke’de ABD’nin adamı, tahsilini IMF üniversitesinde yapmış. Bence bunların hiçbiri olmamalı Ümit Kocasakal, Metin Feyzioğlu gibi kişiler gelirse CHP nin başına, o zaman sandığa gitmeyen % 25 lik CHP li gider oyunu atar. CHP liderlerinde azim, coşku, vatandaşlarına vereceği ümit yok. Lütfen yeni isimler gelsin. Kılıçdaroğlu kaç seçim kaybetti hala koltuğa yapışıp duruyor, insaf artık.

  6. h.ulubeli dediki : Cevapla

    Toplumun önüne çlkacak kişilerin normal hayatta yaşantı biçimi,davranışları, çevresiyle ilişkileri, ulusal ve uluslar arası düşünce ve görüşleri,yukarıda yazmış olduğu düşünceleri ile örtüşüp örtüşmediği çok önemlidir.Ali koç kardeşimizi yeterli tanımadığım için Genel başkanlığa adaylığı konusunda bir görüş belirtemiyeceğim. Ancak yukarıdaki yazının içeriği ve görüşleri muhteşem.Bizim partimizde düşünce ve görüşlerimiz arasında fazla farklılıklar yok. Sorunumuz bu düşünce ve görüşlerimizi halka benimsetmenin yollarını bulamama sorunumuz var.Bu sorunu aştığımız an iktidarız. Kardeşimize başarılar dilerim, Umarım adaylığında ciddidir, geçmişde bu tür çıkışlar partimizde çok olmuştur,sonuçda mil.vekillıği adaylığı seviyesinde kalmıştır.

  7. hasan dalgıç dediki : Cevapla

    Ali KOÇ

  8. osmantürkmen dediki : Cevapla

    chp yi mafettiniz yeni bir kan gerekiyor siz dahilhepinizi görmek istemiyoruz

  9. hasan dalgıç dediki : Cevapla

    hayırlı olsun ne diyelim sdelegeler isterse oılur neden olmasın cumhuriyet halk partisi bir fikir partis idir herkesin hakı var

  10. erol telli dediki : Cevapla

    Hiç beklemiyordum, büyük sübriz oldu.

  11. ılimdar SENEM dediki : Cevapla

    Ben kırk yıllık. Parti emekçisiyim.2012 de il başkanı oldum il başkanı toplantısında genel başkanı cemaat yakın durduğundan dolayı eleştirdim ve sonuç malum görevden alındım.Kısacasi artıkmerkez sağa kayan CHP den ümidi kesmiştim ki tam bir devrimci ruhla yazılmış bu açıklamayı okudum ümitlendim

  12. Muhittin Yılmaz dediki : Cevapla

    Harika partimizde adayların çokluğu bizlerde heyecan yarattı, hayırlısı olsun..

  13. Hayri Yaman dediki : Cevapla

    :-)

  14. Suna Oral dediki : Cevapla

    oh be bir kişi çıktı

  15. Doğan dediki : Cevapla

    Merabalar hayırlı olurdileğimzle il ve ilçe partş binaları halktan ayrı sadece genel merkezden yönetilmeye çalışılan taban dinlenme tesisi halkla diyalog sıfır insanlar bir güler yüz sıcak bir kabul yok bu durumda ben gitmiyorum genel durum örgütler çalıştırılmıyor sanki başkan kim olursada üzerindeki ölü toprAğı kalkmadıkça tutarlı projeniz yoksa günlük cümlelerle demokrasi falan filan birliğe saydamlığa saygıya tabana ihtiyaç var sahipsiz sürü gibi her türlü tehlikeye açık yüksek okullr fabrikalar köyler yani kamu yaşam alanlarında çalışma gurupları tüm vemiller kendi illeri çalişması projesi seçimi bitti herşey bitti

  16. ayhan aybalık dediki : Cevapla

    taze kan iyidir kemal başkan derhal cekilmelidir.artık yeter diyoruz baykal gibi bıtkınlık yarattı.yada sayek böke hn olsun

  17. Veysel Kaymak dediki : Cevapla

    Harika bir analiz, tespit ve de devrimci yaklaşım. Umarım hayata geçirmek için yeterli çalışma ve destek bulunur, düşüncede kalmaz.

Yeni Soluk
YUKARI