Ayten Turan

Kalemin Gölgesi

aytenturan@yenisoluk.com

Bir ay aradan sonra tekrar, Merhaba, bir ay boyunca ne yaptınız derseniz?

Son romanımı bitirdim, Eylül ayından sonra okuyucusuyla buluşacak, yoğun bir dönem atlattım ama ülkenin gündemi bendende yoğundu.

Değişken yerinde duramayan bir piyasa, manasız kararsız bir siyaset ve bitmek bilmeyen kadın cinayetleri çocuk istismar haberleri ve akabinde kriz çanları…

Yani anlayacağınız iyi değiliz, bunları yazmaya kalksak zaten bitiremeyiz ben bu yazımda CHP bin hallerini merak ediyorum, içimden bir sürü soru sorasım geliyor.

Mesela ne diye sorarsanız?

Efendim öncelikle şu imza meselesini sormak istiyorum, kardeşim bir gecede bilmem kaç milyon zarf açıp sonucu 2 saatte ortaya koyan bir milletken, CHP bir avuç delegenin imzalarını bir türlü ortaya neden koyamadı? Ha koydu, yok geri çektiler, yok kabul etmediler, yok kurultay oldu, olmadı derken Ali Cengiz oyununa niye cevirdiler?

Birde efendim CHP’nin hayat memat meselesi olaylarını CHP bin tüm üyelerini ilgilendirirken, neden üyeler bu konuda sadece seyirci konumunda bırakılıyor, bir avuç delegenin imzasına baş vuruluyor?

Yani anlayacağınız bir CHP li olarak ben bunları soruyorsam başka siyasi düşünceler ne soruyordur, gerçi bir dostum muhabbetinde aynen şöyle konuştu…

-Ah arkadaşım iyi ki şu CHP var onlardaki bu tutarsızlık bizlere yarıyor, adam öyle deyince nasıl sinirlendim bir bilseniz diğer taraftan da adam haklıydı beni sinirlendirende sanırım haklı olmasıydı.

CHP bin son halleri eminim CHP kitlesini üzüyordur tamda yerel secim arifesinde seçime odaklanmak varken CHP’nin ikiye bölünmesi çokta normal bir şey değil.

Gerçi hangi tarafta duracağımızda belirsiz niye mi bir taraf var koltuğa yapışmış bir taraf var seçmenin inancını kırmış yani hangi tarafa gidersek o taraf güvensiz.

Ben ne zaman siyaset yazsam, üstadım dediğim benim için değerli bir kalem yazma kızım boş ver siyasete bulaşma der kendi alanını da yaz.

Ah üstadım inanın yazmayım diyorum da CHP’nin nasıl kurulduğunu bilen tarihine hayran olan ben bu günlerdeki hallerini görünce içim acıyor, işte tam o acıyla kalemimden bunar dökülüveriyor.

Yıllardır başarıya ulaşamasak ta sanırım ilk defa içimizde böyle bölündük, bu bence başarısızlıklarımızdan da kötü.

Lider olmaya olamıyoruz da muhalefet kanadında da iyice geriye gitmeye başladık işte üstadım ben Atatürk’ün kurduğu bu partiyi yazmadan nasıl geceyim? Çok isterdim CHP şahlandırayım ama şu dönem şahlandırmayı bir kenara bırakalım, düştüğü çukurdan hep beraber çıkarmamız lazım onun için aman üstadım niye yazdın bunları deme.

Tabi son yazdığım biraz latifede olsa üstadım dediğim güçlü kalem benim iyiliğimi düşünen nadir insanlardan biridir ona buradan saygı ve hürmetler efendim.

Umuyorum ülkemiz artık ferah günler geçirir, umuyorum ki muhalefet kanadımız kendine gelir amaç koltuk değil amaç partimizin başarısı olur.

Yerle seçimler arifesinde herkes elini taşın altına sokar da, başarının anahtarının arar diyeceğim efendim ben merak ettim sordum CHP bin halleri ne olacak diye.

Bu sorunun cevabını hep beraber çalışarak ve emek harcayarak en iyi noktada görmek olsun ve başarı bizleri hedefi olsun, koltukları bırakın soğuk dursun, gönüllerimiz deki CHP artık yanımızda olsun, şiir gibi oldu ama sanatta lazım biraz siyasete…

Önümüzde ki günleriniz bayram tadında olsun…

Hepinize hayırlı bayramlar…

Sevgiyle kalın… 

“Ah şu CHP’nin halleri” için 1 Yorum

  1. Bektaş Özçelik dediki : Cevapla

    Bana garip gelende aile sorunları
    dışarı çıkmaz bunlar herkesin
    önünde yapıyor bu CHP yi
    bitiriyor. Ondan sonra da halk
    güvenmiyorki oy versin bu Partiye

Yeni Soluk
YUKARI