Ayten Turan

Kalemin Gölgesi

aytenturan@yenisoluk.com

Bu yozlaşmış düşünceyle, kaybedilen değerlerle Türkiye nereye gidiyor sizce?
Şöyle bir bakın, gözlemleyin, her gün başka bir çirkinlikle karşılaşır olduk.
Türkiye’yi istedikleri gibi bölmeyi başarmadılar mı sizce?
Ya da şöyle bir soru sorayım, Türkiye’nin değerlerini hiçe saymadılar mı?
Daha dün el ele kol kola gezdikleri adamları, başköşeye koydukları adamları, bu gün sanki hiç tanımamış gibi yapmadılar mı?
Bugün ortalıkta dolaşan artık yazıklar olsun dedirten o afişlere ne demeli?
Türk askerinin bugüne kadar akan kanlarının hesabını vermeden, askerimizi yerin dibine sokan o sözde afişe ne demeli?
Feto denen şahsiyeti o afişlerde gören oldu mu?
İnanın yazıyı yazarken sorduğum sorulardan yoruldum.
Yaşadığımız stres dolu günlerden yoruldum.
İnsanın insana yaptığı zulümden yoruldum.
Atatürk ilkesiyle bu güne gelen şehitlerimizin kanlarıyla şahlanan Türkiye’nin geldiği noktayı seyretmekten yoruldum.
Acaba hangi millet kendi askerini böyle afişe edebilir, Osmanlı döneminden tutun da Cumhuriyet kurulduğundan bu yana hangi hükümet bu kadar askerini ayaklar altına almıştır acaba?
Ya da hangi ülke askerini bu kadar Dünya’ya rezil etmiştir, 21 yaşında ki çocuk yaşta bir gencin ne olup bittiğini anlamadan boğazlayan ve bunu da deşifre eden kaç ülke vardır?
Evet, ben cevapsız bu kadar soruyu yazmaktan sizde eminim okumaktan yoruldunuz.
Türk milleti olarak hiç birimiz darbeyi onaylayamayız, hele de bu darbe Türk topraklarında yaşayan bir dönemler başköşede el pençe divan durulanlar tarafından yapıldıysa.
Türkiye bizim, askerimiz, polisimiz bizim…
Her kuruluşta hasta ruh vardır, olay o hasta ruhu o noktaya nasıl getirildiğini çözmek ve o hasta ruhların cezasını vermek varken suçsuz insanları da ayırt etmek gerektiğidir.
Türkiye gün geçmiyor ki bir skandala gebe kalmasın, lakin Türk askerine ve Türk polisine yapılan her yanlış bana göre yanlışların en büyüğüdür.
Adalet yürüyüşünde gördük eğer Halk isterse askeride polisi de Halkı da yan yana yürümeyi becerebiliyor ve ekmeğini suyunu bölüşebiliyor.
Sorun burada Polisin Halkın Askerin yan yana nasıl yürüyeceğini bilmesi değil onları yola çıkartan zihniyetin nerede olduğudur istendiği zaman nelerin üstesinden gelineceğidir.
Artık Türkiye huzurlu günler istiyor askerinin itibarı geri gelsin polisin saygınlığı geri gelsin istiyor, vahşet fotoğrafları yerine huzur dolu fotoğraflar görmek istiyor.
Türkiye kolay Türkiye olmadı, ne kanlar aktı ne canlar yandı halada yanıyor, her gün şehit haberleri evlere ateş düşürüyor, ocakları söndürüyor, bu böyleyken boğazlanan asker afişleri ortalıkta nasıl gezer? Aklımız ermiyor bir an önce o afisler toplanıp Darbeyi kınayan tepki verilen ve Fetoyu konu alan afişler yapılmalı diye düşünüyoruz.
15 Temmuz günü de darbeyi kınayan şehitlerimizin anılan bir program olması gerektiği düşüncesindeyiz. yoksa boğazlanan askerleri aman iyi yaptık kutlaması değil.
Burada sorun pamuk ipliğinde yaşadığımız şu günlerde Halkı galeyana getirip sokağa dökmek değil o günün anlam ve önemini yansıtmak olmalı.
Hep dediğim gibi Türkiye bizim, Hükümetimiz bizim Halk olmazsa Devlet olamayız, bunun içinde Türkiye’ye yapılan her yanlış Halka ve Devlete yapılmış sayılmalı kol kola ülkemizi askerimizi polisimizi korumasını bilmeliyiz.
Yazımın sonunda 15 Temmuz 2016 tarihinde Feto çetesi tarafından yapılan darbe girişimini kınıyor, o gün zalimce öldürülen askerlerimizi, polislerimizi, Halkımızı Rahmetle anıyorum.

Yeni Soluk
YUKARI