Olcay Kasımoğlu

Unutursam Fısılda

olcaykasimoglu@yenisoluk.com

Kanatlarımın altındaki rüzgarları düşündüm.
Anladım ki, sadece anlamak yetmiyor, eli taşın altına koymak da gerekiyor.

Eyleme dönüşmeyen, emek verilmeden, mücadele edilmeden kazanılan her şey zamanla kendi kısır döngüsüne dönüyor.

Hayatımıza bir bütünlük içerisinde baktığımızda ise yadsınamaz bir gerçeğin ”eğitim-öğretim”in bizim ”yaşam fenerimiz” olduğunu görüyoruz.

Eğitim ve öğretimin ulaşamadığı yerlerde binlerce kızımız, oğlumuz var.
Onlara ellerimizi uzatalım, koşulların fakiri olabilirler lakin fikrin fakiri değiller.
Kızlarımızı okutalım ki insanlığa aydın evlatlar yetiştirsinler.
Kızlarımızı okutalım, işini aşını kendisi kazansın, kocasını kendisi seçsin.
Eğitimin gücüne inansın, ailesinde ve işinde söz sahibi olsun.

Birey olmanın farkındalığını öğretelim, öğretirken de örnek olalım.
Sözde söylemlerden öteye gitmeyen bir eğitimin hiç kimseye bir faydası olmaz.
Şişirilmiş bilgilerle değil, hayatın gerçekleriyle de yüzleşmenin o ince çizgilerini de anlatalım.
Yaşam mücadele edenleri sever, mücadele ruhunu ateşleyelim..

Balık tutmaya gitmeden, balığın dünyasına girmenin püf noktalarını anlatırken hayatın kirli bir savaş olmadığını, yaşamın bin bir güzellikle donatıldığını ve bunu besleyen ”SANATIN’ gücünü, çocuklarımıza anlatalım, örnek olalım.
Özellikle kız çocuklarını yetiştiren anne ve babalara bu konuda çok büyük görevler düşüyor.

Sevgi ve paylaşmayı,cinselliği; insanı istek ve arzuları, ayıp ve günah kavramıyla çocuğun kafasına zikir eden bir zihniyet en küçük fırtınada alkole, uyuşturucuya sığınan çocuklarını kötü çocuk ilan ederken hiç mi vicdanları sızlamaz.
Hiç mi ben bu olayın neresindeyim diye kendine yönelmez.

Doğrudur, bu toplumda kadın olmak lakin ”insan olmadan” ne kadın ne erkek, mutlu ve huzurlu birliktelikler kuramayacaklardır.
Çocuğun kafasında, kadını; politik, dini bir simge gibi işleyen bir ebeveynin yaşama ve topluma nasıl bir katkısı olabilir ?
Kadın, üzerinde siyası otorite kuracağınız bir denek de değildir.
Kadın insan, eş, arkadaş, dost ve annedir.

Düşünen, sorgulayan, yaşama karışırken kendine bile hayran bırakacak gülüşleri onların yüzüne yerleştirelim.

Mahsun çocuk gözleri yaşam dolu, umutlu ve bir o kadarda yürekleri korku dolu, gelecek korkusu, tutalım onların ellerinden.
”Kurt, kırmızı başlıklı kızı nasıl yemiş” masalının tekrarlarına doyduk.
Bir şeylerin üzerini örtmekle yada yok saymakla işin içinde çıkamayız. Öncelikle zihniyet değişecek, zihniyet; insana dair, insanca zihniyet, aklımızın,yüreğimizin baş tacı olacak sağlıklı zihniyet.

Pir Sultan Abdal’ın dediği gibi ”Yarın tarih önünde hesap verirken
yavrularımız bizi kınamasınlar.”

Eğitimi yaşam biçimi olarak seçmiş insanlar, birey olmanın ruhsal olgunluğunda dünya vatandaşıdırlar, hümanist ve evrensel olurlar.
Onlar için sadece iyi adam kötü adam vardır. Kafaların da insanları sınırlara bölmezler.

Bu nedenle eğitim; yaşamın rengidir, bilgiye köprüdür, cesaret verir.

Kız çocukları, erkek çocukları; geleceğin ekinleri onlar. Bu başakların yüzü güneşe dönük olsun. Kendi zaaflarımızla, bencilliklerimizle, egolarımızla onların tomurcuklarına lütfen zehir akıtmayalım. Bu hem kendi çocuklarımıza, hem insanlığa, hemde kendimize karşı biricik görevimizdir.

Yeni Soluk
YUKARI
KATEGORİLER